
Okulda İlk Gün Kabusu Nasıl Yenilir?
Okulda İlk Gün Kabusu Nasıl Yenilir?
1. Sınıf Öğretmen ve Velilerine Tavsiyeler
ÖĞRENCİLERİN İLK GÜN KABUSU
Her şeyin bir ilki vardır. Bu ilkler geleceğimize olumlu veya olumsuz etkileri ile hatırlanırlar. Biz büyükler okul hayatımıza düşündüğümüzde sınıf sınıf, gün gün, saat saat yaptığımız etkinlikleri, girdiğimiz dersleri hatta öğretmenlerimizin çoğunu bile hatırlamayız. Ancak bazı olaylar ve bazı öğretmenler kesinlikle unutulmaz. Bu unutulmayan olayların en başında ilkokula başladığımız gün, unutamadığımız öğretmenlerin başında da birinci sınıf öğretmenimiz gelir. Hem öğretmenlerimize faydalı olması, hem de kıymetli velilerimizin kullanması amacıyla ilk günlerde neler yapılması gerektiğini yazıyorum.
- İlk okul birinci sınıfa başlayacak öğrenciden önce, velisinin eğitilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü velilerimizde kaygı ne kadar fazla olursa bu öğrencilere yansıyor. O kaygıyı ister istemez öğrenci okula yansıtıyor. Velilerimizin kaygılı olmaları ise gayet doğaldır. Özellikle ilk çocukları ise bu kaygı düzeyi daha üst seviyededir. Veli ne kadar kaygılı olursa olsun bunu çocuğa yansıtmamalıdır. Onlara bir tavsiyem olacak “Geçmişi düşünün, kendi sınıfınızı düşünün, sınıfınızda hiç okumayı öğrenemeyen arkadaşınız var mıydı? Bu soruya cevap genelde hayır oluyor. Hiç merak etmeyiniz. Sizin çocuğunuzda kesinlikle okuma yazmayı öğrenecektir.(Tabii bir hastalık vb yoksa) Bazı çocuklar daha erken kavrayabilirler, bazıları diğerlerine göre biraz daha geç kavrayabilirler. Unutmayınız tüm öğrenciler okuma yazmaya geçecektir.
- Birinci sınıf velisi, birinci sınıf öğrencisinden çok çalışması gerekir. Çünkü çocuğumuz okuma yazma bilmemektedir. Öğretmenin vereceği yönergeleri dikkatlice okumak gerekir. İstenilen malzemeleri unutmamak gerekir. Çünkü bir gün sonraki gidecek materyalleri göndermezseniz çocuğunuz sınıfta sıkıntıya düşecektir. Bunun yanında öğretmenimizin de vereceği görevlendirmeleri, ev etkinliklerini ayrıntılı şekilde yazması gerekir. Bu konuda en güzeli birinci sınıf öğretmenin sınıfında bir yazıcı olmasıdır. Çünkü verilecek ödevleri öğretmenimiz ayrıntılı yazıp başına tarihini yazarak günlük gönderirse hem veliler hem de öğretmen rahat edecektir. Word sayfasına ödevi yazıp, kopyala yapıştır yaparak çıktı alınabilir.
- Öğrenciler hem zeka yönünden hem de bedensel yönden aynı seviyede değildir. Bunun yanında yaş olarakta aynı seviyede olmaları mümkün değildir. Birisi 78 aylık iken birisi 70 aylık olabilir. Bunda ortalama 72 ay çocuğun okula başlama yaşı olarak belirlenmiştir. İster istemez büyük çocukların zekasal yaşı da geliştiği için diğerlerinden biraz önce algıladıkları gözlemlenmiştir. Ancak yaş olarak en küçüğü olup, başarı seviyesi ilk sıralarda olan öğrencimde olmuştur.
- Anasınıfına gitmiş olmak birinci sınıf için olmazsa olmazlar arasındadır. Şu anda zaten anasınıfına gitmemiş öğrenci bulmak zordur. Hatta bazı öğrenciler birkaç yıl anasınıfına gitmiştir. Bunun öğrenciler üzerinde çok faydası vardır. Ancak oryantasyon eğitimi ve ilerleyen günlerde müfredatta olan etkinlik ve çalışmaların bir çoğunu öğrenciler anasınıfında uyguladıkları için çok çabuk sıkılabilirler. Özellikle erkek öğrenciler boyama yapmada hemen sıkıldıkları, boyama etkinliğini sık yaptırdığınızda özenmeden, karalayarak yaptıkları gözlemlenmiştir. Velilere ve öğretmenlere tavsiyemiz verilen resmin en güzel şekilde boyanması, gerekirse sayfanın tamamının değil bir kısmının en güzel şekilde tamamlanması öğrenciden istenmelidir. Örnek: Bir insan resmi verildi ise bu tip öğrencilerden sadece elbisesini boyayabilirsin, istediğin kısmı en güzel şekilde boyayabilirsin diyebiliriz.
- Çocuklarımız tatilden yeni çıktıkları ve el kasları tam gelişmediği için kalem tutarken ve yazı yazarken çok zorlanacaklardır. Öncelikle el kaslarını geliştirmek için farklı faaliyetler bulup, çocuklarımıza uygulamamız gerekir. Bununla ilgili internette arama yapıp, evimizde bulunan materyallerle kas geliştirici etkinlikler yapmamız gerekir. Burada çocuğa bunu ders gibi değil, bir eğlence veya oyun gibi sunmak önemlidir.
- Çocuklarımızı ilk gün hakkında önceden bilgilendirmek gerekir. Okulun güzelliğinden, öğretmenlerin iyi insan oluşlarından bahsedebilirsiniz.
- Öğretmenimizi önceden görmek, onunla çocuğumuzu tanıştırmak bir artı olabilir. Ayrıca çocuğunuzun bedensel ve zihinsel bir hastalığı varsa bunu mutlaka öğretmenimize söylemeniz gerekmektedir. Yoksa öğretmen tüm öğrencileri bir anda tanıyamayabilir.
- Çocuğumuz sınıfa girdiğinde vaktimiz müsait ise ilk teneffüse kadar onu beklemeli, teneffüste onunla konuşmalı ve eve gideceğinizi çıkışta gelip onu alacağınızı söylemelisiniz.
- Çocuklar bu yaşlarda hediye almayı çok severler. Bunun için öğretmenlerimizin sınıftaki erkek ve kız öğrenciler için önceden hazırladığı oyuncakları öğrencilere dağıtması, bu dağıtma işini de öğrencileri evlerine gönderirken yapması önemlidir. Çünkü öğrenci eve gittiğinde hem oyuncakla oynayacak, hem de yarın okula tekrar gelmek isteyecektir. Tabii velilerimiz hem ilk gün için, hem de ilerleyen günler için öğretmenimize maddi değeri fazla olmayan, özellikle okul araç gereçlerini öğrencilere hediye etmesi için verirse çok güzel olur. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta çocuğumuzun haberi olmadan direkt öğretmene vermektir. Çünkü yoksa öğrencimiz arkadaşları arasında bunu bir üstünlük olarak kullanabilmektedir. Bunun yanında çocuğunuzla birlikte sınıf sayısınca hediye gönderip, çocuğunuz arkadaşlarına dağıtmasını isteyebilirsiniz. İkisi arasındaki fark birsini öğretmen dağıtıyor(siz gönderseniz bile öğretmen dağıtmış oluyor), diğerinde çocuk kendi arkadaşlarına hediye dağıtmış oluyor.
- Öğretmenlerimiz ilk günde çocukların davranışlarına ve konuşmalarına çok dikkat etmelidirler. Çünkü bazı öğrenciler fıtratları gereği açık, konuşkandır. Bazıları ise içe kapanık ve çekingendirler. Kapanık ve çekingen olanlara söz hakkı vermeliyiz, ancak kesinlikle konuşmaları için ilk günlerde onları zorlamamalıyız. Bazı öğrencilerde bu ters tepebilir ve okuldan soğuyabilirler.
- Okula gelmek istemeyen, sınıfa girmek istemeyen öğrencilerle birebir ilgilenilmesi gerekir. Bu konuda veli ile sıkı işbirliği yapmak gerekir. Öğrencinin hoşlandığı oyuncaklar, oyunlar, çizgi film karakterleri kullanılarak sınıfa almaya çalışılmalıdır. İlk birkaç gün veli öğrenci ile sınıf müsait ise birlikte oturabilir. Fakat bu süreyi fazla uzatmamak gerekir. Önce yanında, sonra veli ayakta, sonra dışarıda kapı önünde, en sonda okul dışında durarak yavaş yavaş alışması sağlanmalıdır.
- Birinci sınıf öğrencilerinin en fazla karşılaşacağı sorunlardan biriside tuvalet sorunudur. Bazı öğrenciler tek başına tuvalete gitmekten korkabilir. Bazıları oyun oynarken tuvaleti en son sıraya bırakabilir. Bazı öğrencilerden korktukları veya öğretmenden ve arkadaşlarından çekindikleri için tuvalete gitmek için izin isteyemeyebilir. Burada zaten oryantasyon eğitiminde ve okulun ilk gününde erkek ve kız lavabolarının öğrencilere gösterilmesi gerekir. Hatta okul idarecileri ve birinci sınıf öğretmenleri önceden hazırlıklı olup lavaboların kapılarına öğrencilerin anlayabileceği büyük semboller koymalıdır. Tabii ne yapılırsa yapılsın yine de altını ıslatan öğrenciler olacaktır. Bunun için müsaitse okulda öğrenci dolaplarında, değilse öğrencinin çantasında öğrenciye ait iç çamaşır ve yedek kıyafet bulundurmak gerekir.
- Öğretmenlerimiz ve okul idarecilerimiz önceden yaka kartı hazırlarlarsa kendileri çok rahat ederler. Çünkü ilk günden tüm öğrencileri öğretmenin tanıması çok zordur. Ancak çocukların yanlarından geçerken yaka kartlarında bulunan isimlerine bakarak onlara isimleri ile hitap etmelidir. Bu kartlarda veli telefonu kesinlikle olmalıdır.
- Yine birinci sınıf okutacak öğretmenlerimize bir tavsiyede bulunalım. Örnek olarak üç tane birinci sınıf şubemiz var. Bunlar için yaka kartı hazırlarken hepsini ayrı renklerde hazırlayınız. Birisi mavi, birisi kırmızı, birisi sarı. Daha sonra bu öğrencileri sınıfa aldıktan sonra her öğrenciyi tek tek çağırıp yaka kartlarını takınız. Sınıfın kapısına da hangi renk iseniz o rengi simgeleyen bir sembol asınız. Çocuklara da renginizi söyleyiniz. Çocuklar 1-A sınıfını belki hatırlamayabilir. Ancak sarışınlar, mavişler vb. renkleri hatırlarlar. Teneffüsten dönüşte kapılarda bulunan renkleri gördüklerinde sınıflarına hemen girerler.
- Öğrencilerime artık konuları anlatırken pek zorlanmam. Bunun en büyük sebebi çocuklarımızın izlediği çizgi filmlerdir. İnternetten kayyu, pepe, biz ikimiz vb. çizgi filmlerin okulda ilk gün serisini bulup çocukların yaşayabilecekleri olayları görmeleri sağlanabilir. İnternetten “okulda ilk gün çizgi film” diye aratırsak bu konuda farklı çalışmalar bulabilirsiniz.
- Okula başladığında çevresindeki birkaç öğrencinin okuduğunu gören velilerimiz genellikle keşke bende uğraşıp okumayı öğretseydim diye düşünebilirler. Ancak yılların verdiği tecrübe ile şunu rahatlıkla söyleyebilirim çocuklarınızın okuma yazma bilmeden 1. Sınıfa başlamış olması daha avantajlıdır. Çünkü çocuk öğrenme zevkine varacaktır. 1. Sınıfı dolu dolu geçirecektir. Okumayı bilen öğrenciler ise ilk başta avantajlı başlayacaklardır. Ama bir müddet sonra ben zaten biliyorum havasına girerek öğrenmeye karşı kendisini kapatacaktır. Sonradan okumayı öğrenen öğrenciler yeni okuma hevesi ile diğerlerini geçtikleri tespit edilmiştir. Okumayı bilen öğrenciler için yapılacak en güzel çalışma seviyelerine uygun günlük bir tane hikaye kitabı bitirmelerini sağlamaktır. Ayrıca sadece okuma değil, anlama etkinliklerine yönlendirmek gerekir. Bu konu ayrı bir makale konusudur.
- İlk günlerde ve aylarda velilerimiz sürekli eğtim öğretim sürecinin içerisinde olmalıdır. Günlük öğrenciyi takip etmek gerekir. Günler geçtikçe öğrenciler okula alışacak, kendileri etkinlikleri ve ev ödevlerini yapabileceklerdir. İlk günden itibaren bu işin onların sorumluluğu olduğu anlatılmalıdır. Bir tavsiye lütfen çocuğunuzun yerine ev ödevlerini yapmayın. Çok komik oluyor. Ayrıca bunu ileriki zamanlarda çocuğunuzun sizden sürekli isteyeceğini de unutmayın. İyi olup sizin olmasındansa, kötü olsun, ancak çocuğunuza ait olsun. Size düşen göre çocuğunuza rehber olmaktır. Onlara nasıl yapılabileceğini göstermektir.
Tabii bu konu daha uzayıp gider. Bunları yazabilmek için belli bir tecrübe gerekiyor. Burada tecrübelerimi aktarmaya çalıştım. Ne kadar yazarsak yazalım, ne kadar okursak okuyalım Allah tüm insanları farklı yaratmıştır. Buradaki yazdıklarımız tüm öğrenciler için birebir uygulanamayabilir. Bazı durumları da yaşayarak görmemiz gerekir. Birinci sınıf öğretmenlerine ve velilerinin Allah yardımcısı olsun. Bazı günler çileden çıktığınız, bazı günler ümitsizliğe kapıldığınız olacaktır. Ama pes etmek yok…
Eğitimci Yazar ÖMER TÖK