BİLİM

Birçok Ulusu Etkileyen Korkunç Kaza: Çernobil Faciası

Birçok Ulusu Etkileyen Korkunç Kaza: Çernobil Faciası

Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı tarafından “İnsanlar, çevre veya tesis üzerinde ciddi sonuçlara yol açmış bir olay” olarak tanımlanan nükleer ve radyasyon kazalarından biri de, Çernobil reaktör kazası olmuştur. Nisan 1986’da meydana gelen Çernobil faciası, dünyada yaşanan en büyük nükleer kaza oldu. Ukrayna’da gerçekleşen bu kaza, Türkiye dâhil yakın coğrafyada etkileri yaşanan ölümcül bir fe
lakettir. Felaket hakkında pek çok şey yazılıp çizilmiş, felaket pek çok dizi ve film senaryolarının ilham kaynağı olmuştur. Peki, Çernobil kazası nasıl oldu, Çernobil’in Türkiye üzerindeki etkisi nasıl oldu, Çernobil ölüm sayısı ne oldu? İşte Çernobil hakkında detaylar ve merak edilen tüm soruların cevabı.

Çernobil kazası nasıl oldu

Çernobil Nükleer Santrali Sovyetler Birliği bünyesinde bulunan Kiev’in Pripyat ilçesinde baraj gölü kıyısında 1972’de kurulmuş bir nükleer santraldir. Facia, her biri 1000 megawat (MW) gücünde dört reaktörü bulunan santralin nükleer güç reaktörünün dördüncü ünitesinde, 26 Nisan 1986’da erken saatlerde meydana geldi. Kuzeye doğru esen rüzgârlar kazanın meydana getirdiği radyoaktiviteyi yaydı. Durumun İsveçli uzmanlar tarafından tespit edilmesiyle kaza, 30 Nisan 1986’da tüm dünyanın gündemine oturdu.

çernobil faciası

20.yüzyılın ilk büyük nükleer kazası olarak hafızalara kazınan Çernobil reaktör kazası, reaktör güvenliği ile ilgili elektrik kesintisi testi simülasyonu yapıldığı sırada gerçekleşmişti. Testin amacı kalp soğutmasının sürdürülüp sürdürülemeyeceğini görmekti. Daha önce de öyle bir deneme gerçekleştirilmiş, verimli sonuç alınamadığından deneyin tekrar edilmesine karar verilmişti.

Deneyin  santralın nükleer olmayan kısmıyla ilgili olduğu düşünülüyordu. Üstelik deneyi yapmakla sorumlu olan personel ile işletme ve güvenlikten sorumlu personel arasında  bilgi alışverişi ve işbirliği tam olarak sağlanamamıştı. Bunun yanı sıra yeterli güvenlik önlemleri alınmamış ve işletme personeli nükleer güvenlik etkisi ve potansiyel tehlikeler konusunda uyarılmamıştı. Acil durumlarda kalbin soğutulmasını sağlayan acil durum kalp soğutma sisteminin  deney boyunca devre dışı bırakılması güvenlik prosedürlerinin uygulanmadığının göstergesidir.

Deneyin gerçekleştirilmesi için reaktörün durdurulmadan önce 1000 MWt gücünde sabit tutulması gerekiyordu. Oysa reaktör kararsız durumdaydı ve kontrol çubuklarının değişik dizaynı nedeniyle kontrol çubukları reaktöre girdiğinde bir güç artışı yaşandı.  Sıcak yakıt çubuklarının soğutucu su ile temasıyla yakıt çubukları parçalandı ve aşırı buhar üretimi sonucu basınç yükseldi. Reaktörün dizayn özellikleri nedeniyle aşırı basınç  reaktörün tahribatına sebep oldu ve  reaktörün 1000 ton ağırlığındaki üst kapağı ayrıldı. Böylece yakıt kanalları zarar gördü.  Aşırı buhar üretimi tüm çekirdeği kapladığından buhar patlaması meydana geldi.

Fisyon (nükleer parçalanma) ürünlerinin atmosfere saçılmalarına sebep olan buhar patlamasının 2-3 saniye sonrasında yakıt kanallarının ve sıcak grafit maddesinin (karbon atomlarının oluşturduğu farklı kristal yapıya sahip bir malzeme) çevreye dağılmasına sebep olan ikinci patlama meydana geldi. İkinci patlamanın zirkonyum ve buhar etkiletişimi nedeniyle oluşan hidrojen gazından kaynaklandığı düşünülüyor.

Kazanın meydan getirdiği yangın dokuz gün devam etti ve yukarı yönlü hava akımı yaratarak atmosfere ciddi oranda nükleer füzyon maddesi ve kül gönderdi. Reaktöre saatte 200-300 ton su verildi. Ancak 1. ve 2. üniteleri su basma tehlikesi olduğu için su basma işlemine devam edilemedi. Yangını söndürmek ve radyoaktif parçacıkların  çevreye yayılmasını engellemek için 5000 ton bor, dolomit, kum, kil ve kurşun helikopterler ile yanan çekirdeğin üzerine atıldı.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR  İnsan Beynini Bulut Teknolojisi ile Birleştirmeye Her zamankinden Daha Yakınız. Matrix Gibi.

En son Sovyet teknolojisine ev sahipliği yapan 4. reaktörde meydana gelen patlama,  Hiroşima’ya atılan atom bombasından 400 kat fazla radyasyonun atmosfere yayılmasına neden oldu. Kazadan sonraki 10 gün boyunca izotop, İyot-131 ve Sezyum-137 gibi radyoaktif madde havaya salındı. Çevreye salınan  çoğu madde enkaz üzerinde toplansa da daha hafif maddeler rüzgâr ile taşınarak Ukrayna, Beyaz Rusya, Rusya ile İskandinavya ve Avrupa’nın bir bölümüne taşınmıştı.

Çernobil ölüm sayısı

Felaketin ardından en çok radyasyona maruz kalanlar yangını söndürmek ve araç gereçleri çıkarmak için görevlendirilen memurlardı.  Beyaz Rusya, Rusya ve Ukrayna bölgelerinde yaşayan yaklaşık 5 milyon kişinin bulunduğu bölgedeki toprakta 37 kBq/m2 Sezyum-137, 400,000 kişinin yaşadığı bölgedeki aktivite 555 kBq/m2 Sezyum-137 ölçülmüştür.  Çernobil Faciası’ndan birkaç gün sonra 134 çalışan hastanelere sevk edilmişti. 28 itfaiyeci aşırı doz radyasyon nedeniyle hayatını kaybetti. 600.000 işçi 165 millisievert radyasyona maruz kaldığı için hayatını kaybeden, çoğu da gönüllü çalışan işçilerin cansız yanmış bedenleri, çinko kaplı tabutların içine konarak kalın beton mezarlara gömüldü. İlk belirtilen ölüm sayısı 31 olmuştu.

Kaza sonrası  Belarus’un tarım alanlarının yüzde 22’si, orman alanlarının ise yüzde 21’i kullanamaz hale geldi. Rusya Federasyonu’nun yüzde 1,5’i  radyoaktif kirliliğe maruz kaldı. Ukrayna’da kirlenen alan 53. 500 km2.  45.000 kişi Pripyat kentinden olmak üzere yaklaşık 400.000 kişi bölgeden tahliye edildi.

Çernobil’in Türkiye üzerindeki etkisi

Başrollerini Jared Harris, Emily Watson ve Stellan Skarsgard’ın paylaştığı Çernobil isimli dizinin ardından şu soru yeniden gündeme geldi: Türkiye Çernobil faciasından ne kadar etkilendi? Arama motorlarında son dönemlerde en çok sorgulatılan Çernobil faciasının Karadeniz’e etkileri oldu.

Kazanın ardından 27-30 Nisan’da İskandinavya, Finlandiya, Belçika; 28 Nisan-2 Mayıs’ta Doğu ve Orta Avrupa, Güney Almanya, İtalya, Yugoslavya, Ukrayna ve Doğu Bloğu, Türkiye Karadeniz; 1-4 Mayıs’ta Balkanlar, Romanya, Bulgaristan, Türkiye Trakya; 2 Mayıstan sonra ise Karadeniz ve Türkiye radyoaktif bulutların etkisi altına girdi.

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin yaptığı araştırmalara göre lösemi vakası görülme oranı 1986 öncesi yüzde 0,7 iken kazanın ardından oran yüzde 2’ye çıkmıştır.  Kanserle Savaş Dairesi Başkanlığı’nın verilerine göre 1984’te yüz binde 19,2 olan kanser vakaları görülme oranı, 96’da yüz binde 63,46’ya ulaşmıştır. Faciadan 5 gün sonra Akçakoca’da havadaki radyasyonun 150 mikroröntgen/saat düzeyine ulaştığı ortaya çıkmıştır.

Kazadan sonra ülkemizde çay ve fındık gibi tarım ürünleri ile deniz ürünleri ve dereler radyoaktif kirliliğe maruz kaldı. 1986’da Kuzey Anadolu’da yetişen fındıkta radyasyon saptandı, 22 Eylül 1986’da Doğu Karadeniz’de yetişen fındıkta AB standartlarının üzerinde radyasyon bulunduğu açıklandı ve çay satışları düşmüştü. Bunun üzerine dönemin Sanayi ve Ticaret Bakanı olan ve 2011 yılında hayatını kaybeden Cahit Aral, kameralar önünde “İçiniz rahat olsun” diyerek çay içti. O dönemlerde sadece Samsun’da, nedeni saptanamayan 22 engelli bebek dünyaya geldi ve pek çok kadın kürtaj oldu. Bir Çernobil kurbanı da Karadeniz’in sesi olan, kanserden hayatını kaybeden Kazım Koyuncu oldu.

Çernobil Felaketinden Sonra Bitkiler Nasıl Hayatta Kaldı?

 

Click to comment

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top