Rehberlik

Oyun ve Çocuk….

Çocukluğun sonunda ulaşılan olgunluk için ön denemelerdir.  Oyun faaliyeti içerik açısından şağıdaki özellikleri içerir:-Oyun kendiliğinden ortaya çıkar, mutluluk ve rahatlık oyuna eşlik eder.

-Oyun duyu organlarında, sinir ve kaslarda, zihinsel düzeyde oluşur ve üç düzeyde birlikte işler.

-Oyunda deneyimler tekrarlanır, çevreyi taklit görülür, yeni işler denenir, keşfedilir.

-Oyun zaman ve mekanı kendi sınırlar.

-Oyun çocuğun iç dünyasını dıştaki sosyal dünya birleştirmesine yardım eder. (sosyalleşme)

-Oyun düzenli gelişim aşamaları gösterir.

         Oyun karmaşık bir insan davranışıdır. Dinamik bir süreçtir. Psikaanaltik ekol oyunu işlevsel yönünden ele alır. Oyun, kişinin korkularının, engellenmesinin ve sosyal çatışmasının üstesinden gelmesine, sosyal olgunlaşmasına, öz benliği bulmasına yardımcı olur. Berlyne uyunda “heyecan arama” kurmanı ileri sürmüş. Heckhausen ise “birey bir iç gerginlik yaşarsa ve korku ya da engellemelerden kurtulmak isterse oyunu seçer ve oyunda rahatlamak ister” düşüncesine sahiptir.

 

Oyun Sınıflandırması

         Oyunları Bühler 5 grupta toplar; oyunlar gelişim süreci içinde biribirini izleyerek oluşurlar. Çocuğun gelişim süreci içinde ilk oynadığı oyunlar işlevsel oyunlardır. Kendi bedeni ile oynar. Yaşamın ilk ayından itibaren kollarını hareket ettirir ve parmakları ile oynar. İlk önce yakalama, sallama ya da yere düşürme davranışları görülür. İki yaş dolaylarında çocuk kağıt ve kalem kullanmaya başlar ve önce resim yapar, sonra yaptığı resimi isimlendirir. Örneğin yaptığı karalamaya çantalı kadın der. 5-6 yaşlarda çocuğun yaptığı resmin yapmak istediği objeye benzediği görülür. Bu da çocuğun zihinsel gelişimi için bir göstergedir.

         İşlevsel oyunlara paralel iki yaşlarında illüzyon (hayali-imaginative) oyunları görülür. Çocuk çevresini düşündüğü gibi anlamlandırır. Örneğin bir tahta bloğa araba der ve eliyle  arabasını ileri geri haraket ettirir ve araba gidiyor der. İllüzyon oyunlarının en nüst düzeyinde rol oyunları görülür. Örneğin anne-çocuk oyunları. Çocuk anne olur,  bebekleri de çocuk olur ya da arkadaşları ile karı-koca oyunları ya da birkaç rol birarada hemşire, doktor, hasta rolleri gibi. Daha sonra grup oyunlarına geçilir. Kovboy, kızılderili, saklambaç gibi. Çocuk büyüdükçe birlikte oynanan oyunlar kurallı oyunlara dönüşür. Aşağıdaki şemada Bühler’in 5 oyun şekli gösterilmiştir:

        

 

İçerik

Bireysel

Somut

Hayali

İşlevsel oyunlar

Yapısal oyunlar

 

 

İllüzyon oyunları

Sosyal

 

Kurallı oyunlar

 

Rol oyunları

 

Oyun ve Zihinsel Gelişim

Piaget çocuk oyunlarının çocuğun zihinsel gelişim süreci içinde belli seviyelerde oluştuğunu ve bunun iki prensibe dayandığını açıklamıştır.

Assimilasyon: Dış dünyanın içe alımı.

Akkomodasyon: çevreye uym.

Piaget üç çeşit oyun şeklinden söz eder:

-Alıştırma oyunları

-Sembolik oyunlar

-Kurallı oyunlar

         çocuğun gelişim süreci içinde bu oyun çeşitleri birbirlerini sıra ile atkip ederler ve çocuğun zihinsel gelişimi ile paralellik gösterirler.

Alıştırma oyunları

         İlk iki yaşta çocuk kasları ile yaptıklarını oyun şeklinde tekrarlar. Dokunabildiği bütün objeleri alır. 4 aylıkken yakınındaki objeleri yakalar, sallar, ileri-geri hareket ettirir sonunda atmayı ve tekrar almayı öğrenir. Alıştırma oyunlarında çocuk ne yapabildiğini ispatlar, bundan zevk alır ve tekrarlar.

         Burada insanın çevresine hakim olma güdüsü rol oynar. Bu ise daha sonraki yıllarda görülen başarı güdüsünün temelini oluşturur.

Piaget alıştırma oyunlarının zihinsel fonksiyonların gelişmesi için gerekli olduğunu söyler. Çocuk çevresindeki çeşitli objelerle ilişki kurar ve çevresi hakkında bilgiler edinir. Böylece sözel olmayan zeka gelişmiş olur.

         Sembolik Oyunlar

         Başlangıçtaki oyunlar daha çok harekete dayanan oyunlardır. 1.5-2 yaşlarında farklı bir oyun türü ortaya çıkar. Buna sembolik oyunlar denir. Bu gruba dilin sembolik işlevi de katılır. Taklit işe karışır. Çocuğun fantezileri görülür. Araştırıcılar tarafından taklidin sembolik faaliyetler için gerekli olduğu ileri sürülmüştür.

Çocuk oyunlarında sembol iki şekilde görülür:

         Bir faaliyetin bir objeden diğerine aktarılması

         Çocuğun başka birinin rolünü üstlenmesi (sembolik oyunların karmaşık bölümünü oluşturur. Bu davranış 2-3 yaşlarında görülür. Çocuk anne-babasının ya da doktorunun rolünü üstlenir.)

Sembolleştirme yeteneğinin zihinsel gelişimle parelel olarak arttığı görülmektedir. 2-3 yaşlarında çocuklar cansız objelere canlılık verir ve bebekleri ile konuşurlar. Çevrelerinde bulunan objelere fantezi dünyalarında yaşarlerken, bu  objelerin gerçek dünyadaki işlevleri ile kullandıkları görülür. Şöyle ki,  boş fincandan kahve içerler, boş tabaktan yemek yerler. Ya da objelerin gerçek kullanma alanının dışına çıkarlar. Örneğin kağıt kırpıntılarını, alevli ateş olarak görür ya da tabureyi banyo olarak kullanırlar. Üç yaşındaki bu tarz sembolleştirme, çocuğun bir fantezi dünyada yaşadığı görünümü verir. Bunun yanı sıra dramatik oyunlarda da artış olur. Örneğin. Çocuk pilot ya da polis olur. Üç yaşından küçük çocuklarda fantezi oyunlarının büyük bir bölümündr konuşma olmaz. Üç yaşından büyük çocuklarda fantezş oyunlarının büyük bir bölümünde konuşma görülür ve gittikçr oyunlar daha karmaşık olmaya başlar. Ys ds dshs önce yaşanmış olayın tekrarı şeklinde olur. Örneğin hayvanat bahçesi gezisinde yaşananları tekrar canlandırır.

Bu da göstermektedir ki semboleştirme yeteneği yaşla orantılı olarak gelişir ve çok yönlü olur.

Kurallı Oyunlar

Piaget’e göre mantıklı düşünme sadece çocukların nesnelerle ilgilenmeleri ile olmaz, diğer çocuklar ile oynamaları ile gelişir. Kurallı oyunlardaki kuralların çou yıllardan beri süregelen kurallardır, çok azı yeni bulunmuştur. Çocuk oyun kurallarına uyarken ben-merkezci düşünce tarzından da kurtulur ve oyunun kuralları geregi sosyal normlara uygun davranır.

Diğer taraftan oyunlarda çocuk kendini oyun arakdaşlarının yerine koyar ve onun nasıl davranacığını önceden tahmin edebilir. Doğaldir ki bu davranış biçimi 5 yaşındaki bir çocuk için zor olabilir. Çünkü henüz ben-merkezci düşünceden kurtulmamıştır.

Oyunda ve Yaratıclık

Oyunların bilgi edinme ve heyecan arayışı yanında yaratıcılık yönü de vardır. Yaratıcılıkta divergen düşünce söz konusudur. Divergen düşünce, üretken, alışılmış düşünce tarzından farklı, bir hedefe ulaşmak için birçok doğru çözüm yolu üreten, gerektiği zaman ulaşılmak istenen hedefte küçük sapmalar yapabilen düşünce tarzıdır. Divergeb düşünce tarzı özellikle çocuk oyunlarındaki zengin fantezilerde ve oyunun ifade şeklinde görülür. Oyundan zevk lan çocukların yaratıcılıklarında yüksek olduğu saptanmıştır.

Oyun ve Duygusal Yaşantı

Çocuk oyunlarında kendi tarzında, yaşadığı zor yaşantıları tekrar yaşar. Nasıl ki yetişkinler kendilerini rahatsız eden yaşantılarını, tekrar tekrar konuşurlar ve tekrar tekrar düşünürler, hatta rüyalarında görürler. Bu geçmiş yaşantıları ile uygun bir çözüm yolu buluncaya kadar ilgilenirler.

Eger bir çocuk yasak olan bir şeyi yaptığı için annesi tarafından cezalandırılırsa, kızgınlık ve suçluluk duygusunun üstesinden rol oyunlarında gelir. Rol oyununda kendisi anne olur ve bebeklerini azarlar. Burada artık kendi suçlu değil, cezalandırıcıdır. Buna benzer bir örneği Anna Freud belirtmiştir. Bir küçük kız erkek kardeşine karanlık ve ruh korkusundan nasıl kurtulacağını anlatır. Sadece ruh rolünü oynayacaksın, nasıl ruh olabileceğini hayal edeceksin” böylece kuvvetli bir özdeşleme çocuğun korktuğu şeyin üstesinden gelmesine neden olur.

 

Rol Oyunlarının İşlevleri

 

Sevilen birinin ya da hayran olunan birinin seçilmesi: çocuk rol oyunlarında sevdiği bir kişinin rolünü üstlenmek ister.

Korku yaratan bir kişinin rolünü üstlenme: örneğin çok yakında doktor tarafından enjeksiyon yapılmış çocuk, doktor rolünü oynaması.

Kaybeden rolünü üstlenme: grup tarafından oyuna alınmama korkusu nedeniyle bu rolü üstlenme nedeni olabilir.

Palyaço rolünü üstlenme: dikat çekmek için yapılır.

Bebek rolünü seçme: kendisinden çok şey beklenen veya yeni kardeşi olanlar tercih edebilir.

-Mutsuz bir oyun yerine mutlu oyun seçme: zorlayıcı mutsuz olunan bir ortamda tercih edilir. Örneğin karnesinde kötü notlar geleceğini düşünen bir çocuk, birkaç gün öncesinde “çocuklar hepiniz çok çalışkandınız ve çok iyi notlar aldınız” şeklinde aoyun oynayabilir.

Oyun ve katarsiz: duygularını yansıtacak oyunların rahatlama yaratacağı yönünde düşünülür.

 

Oyunla Tanı ve Tedavi

Oyunun tanı maçlı kullanılması, çocuğun kendini oyunda doğal olarak ifade etmesi ve böylece kişiliğini en açık biçimde ortaya koyması ile mümkün olmaktadır. Buna yönelik çocuğun deneyim ve düşünce tarzını ortaya koyan oyun testleri geliştirilmiştir. Buna örnek olarak 1939 yılında Gerthild von Staabas tarafından geliştirilen Sceno-Testi ve aynı yılda Margaret Lowenfeld tarafından geliştirilen Welt-test söylenebilir. Her iki testtede çocuğun duygusal, sosyal ve bilişsel gelişimi saptanmaktadır.

Oyunlar terapi amacıyla çeşitli sorunlarda kullanılabilmektedir. Oyun terapisi çocuğa, duygularını, çatışmalarını açık bir şekilde oynayabileceği bir ortam hazırlar. Oyun terapisinde iki yöntem vardır:

  1. Yönlendirici (direktif): terapist sorumluluğu üstlenir ve çocuğu yönlendirir.
  2. Yönlendirilmeyen (non direktif) oyun: terapist çocuğu oyunda yönlendirmez.

Axline nondirektif oyun terapisinde 8 ilke üzerinde durmaktadır:

-İlişkini kurulması: terapist çocukla sıcak bir ilişki kurmalıdır. Anneden ayrılamayan çocuklarda başlangıçta oyuna birlikte alınabilir.

-Çocuğu tam olarak kabullenme: eger çocuk kabul edildiğini hissetmezse duygularını açığa vuramaz. Kabul etme çocuğun her davraşını onaylamak demek değildir. Çocuğun olumsuz duygularını onaylarsak ona yardım etmiş olmayız.

-Çocuğun istediği gibi davranmasına izin verme: bu oyuncaklarla istediğin gibi oynayabilirsin.

-Duyguların kabul edilmesi, tanınması ve yansıtılması

-çocuğa dikkat etme

-çocuk gideceği yolu bilir.

-terapi hızlandırılmaz

-terapist gerektiği yerde sınırlamalar getirebilir.

1 Yorum

1 Yorum

  1. ayli

    22 Şubat 2014 at 13:41

    :-* 😮 😉

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

To Top